İbn Kesîr
«Andolsun şükrederseniz size nimetimi artırırım» — şükür, nimetin devamı ve artışı için sebeptir; nankörlük ise azaba davetiye çıkarır (ayetin devamı).
Tefsir
İbrâhîm 14:7
لَئِن شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ
Andolsun şükrederseniz size nimetimi artırırım.
Özet: şükür
«Andolsun şükrederseniz size nimetimi artırırım» — şükür, nimetin devamı ve artışı için sebeptir; nankörlük ise azaba davetiye çıkarır (ayetin devamı).
Bu, Musa (a.s.)'ın kavmine hitaben Allah'tan naklettiği bir vaaddir; şükür ile nimet, nankörlükle azap arasındaki bağı gösterir.
Ayetteki vaad kesindir; ancak şükrün şartlarına uyulduğunda gerçekleşir, boş sözle değil.
Musa (a.s.)'ın kavmine bu sözleri söylemesi, İsrailoğullarının Firavun'dan kurtuluş nimetini unutmaya başladığı bir anda gelmiştir; şükür, nimeti hatırlamakla başlar.
Şükür üç şeyle olur: kalp ile nimeti bilmek, dil ile söylemek, amel ile Allah'a itaat etmek; bunu yapan nimeti artar.
Ayetin devamındaki «küfrederseniz azabım şiddetlidir» ifadesi, şükür-nimet ve küfran-azap ilişkisinin ilahi bir kanun (sünnetullah) olduğunu bildirir.
«Le-in» (yemin edatıyla şart) yapısı, bu vaadin en kuvvetli te'kid biçimiyle verildiğini gösterir; Allah, şükrün karşılığını kesin olarak taahhüt eder.
«Andolsun şükrederseniz size nimetimi artırırım» — şükür, nimetin devamı ve artışı için sebeptir; nankörlük ise azaba davetiye çıkarır (ayetin devamı).