HADİS VE SÜNNET: NEBEVÎ MİRAS VE ŞERHLERİ
I.Amellerin Ruhu: Niyet
Buhârî, Bed'ü'l-Vahy, 1; Müslim, İkâre, 155«إِنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ، وَإِنَّمَا لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى»
Ameller ancak niyetlere göredir. Herkesin niyeti ne ise eline geçecek olan da odur.
Âlimlerin Şerhi
İslam âlimleri, bu hadisin İslam'ın yörüngesi etrafında döndüğü temel esaslardan biri olduğu hususunda icma etmiştir. İmam Şâfiî, 'Bu hadis ilmin üçte biridir ve fıkhın yetmiş babına girer' demiştir. Zira kulun ameli ya kalbiyle, ya diliyle ya da azalarıyla olur; niyet ise bu üç kısımdan kalbe ait olanıdır ve diğerlerinin ruhudur.
Bu hadis, dinin batıni (içsel) amellerinin terazisidir. Dış görünüşüyle şeriata uygun olmayan ameller nasıl reddedilirse, iç dünyasında (kalbinde) Allah rızası hedeflenmeyen ameller de sahibinin yüzüne çarpılır.
II.Sünnete İttiba ve Bid'atten Sakınma
Buhârî, Sulh, 5; Müslim, Akdiye, 17«مَنْ أَحْدَثَ فِي أَمْرِنَا هَذَا مَا لَيْسَ مِنْهُ فَهُوَ رَدٌّ»
Kim bizim bu işimizde (dinimizde) ondan olmayan bir şey ihdas ederse (sonradan uydurursa), o reddolunmuştur.
Âlimlerin Şerhi
Bu hadis, İslam'ın en büyük kaidelerinden biridir ve dindeki her türlü sapmayı, asılsız ibadet şeklini ve bid'ati kökünden kesip atan bir kılıçtır. Şeriata dayanmayan hiçbir fiil, ibadet kastıyla yapılamaz.
Sünnetin dışına çıkarak dinde yeni yollar aramak, zımnen 'Şeriat eksik bırakılmıştır ve benim bu eklememle tamamlanmaktadır' iddiasını barındırır. Bu ise Kur'an'daki 'Bugün dininizi kemale erdirdim' ayetine ters düşer.
III.İhsan Makamı: Allah'ı Görüyormuşçasına
Buhârî, Îmân, 37; Müslim, Îmân, 1«أَنْ تَعْبُدَ اللَّهَ كَأَنَّكَ تَرَاهُ، فَإِنْ لَمْ تَكُنْ تَرَاهُ فَإِنَّهُ يَرَاكَ»
İhsan; Allah'ı görüyormuşsun gibi O'na ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni mutlaka görmektedir. (Cibril Hadisi'nden)
Âlimlerin Şerhi
İhsan, kalbin zikir ve marifetle öyle bir uyanıklık haline ulaşmasıdır ki, gaib (görünmeyen) olan, hazır (görünen) hükmüne geçer. Kulun, Allah'ın her an kendisini murakabe ettiğini (gözettiğini) bilmesi, onu gizli ve açık tüm günahlardan alıkoyan en büyük zırhtır.
Bu makam, murakabe makamıdır. Kul, namazında, yalnızlığında ve ticaretinde bu bilince ulaştığında, amellerin sadece dış kalıbını değil, hakiki ruhunu inşa etmiş olur.