Hadis

BİR RİVAYETİN GÜVENİLİRLİĞİ NASIL TESPİT EDİLİR: CERH VE TA'DÎL İLMİNİN İÇ YÜZÜ

Nebevî mirastan seçilmiş bir bölüm.

Hadis başlıklarına dön

BİR RİVAYETİN GÜVENİLİRLİĞİ NASIL TESPİT EDİLİR: CERH VE TA'DÎL İLMİNİN İÇ YÜZÜ

عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «نَضَّرَ اللَّهُ امْرَأً سَمِعَ مِنَّا حَدِيثًا فَحَفِظَهُ حَتَّى يُبَلِّغَهُ غَيْرَهُ، فَرُبَّ حَامِلِ فِقْهٍ إِلَى مَنْ هُوَ أَفْقَهُ مِنْهُ، وَرُبَّ حَامِلِ فِقْهٍ لَيْسَ بِفَقِيهٍ»

Zeyd b. Sâbit'ten (r.a) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: Allah, bizden bir söz işitip onu ezberleyen, sonra da olduğu gibi başkasına ulaştıran kimsenin yüzünü ak etsin (nurlandırsın). Zira nice fıkıh taşıyıcısı vardır ki, onu kendisinden daha anlayışlı birine taşır; nice fıkıh taşıyıcısı da vardır ki, kendisi o fıkhın (derin anlayışın) sahibi değildir.

Sünen-i Tirmizî, İlim 7 (Hadis no. 2656, hasen); Sünen-i Ebî Dâvûd, İlim 10 (Hadis no. 3660)

MUHADDİSLERİN RİVAYET TENKİDİ USÛLÜ

Muhammed b. Sîrîn (ö. 110/729)Mukaddimetü Sahîhi Müslim
Bu ümmet, önceleri isnad (rivayet zincirini) sormazdı. Fitne baş gösterip insanlar arasında yalan yayılmaya başlayınca, Bize ravilerinizin isimlerini söyleyin demeye başladılar. Bakılırdı: Eğer ravi Ehl-i Sünnet'ten ise rivayeti alınırdı, bid'at ehlinden ise rivayeti terk edilirdi. Şüphesiz bu ilim dindir; öyleyse dininizi kimden aldığınıza dikkat edin.
Süfyân es-Sevrî (ö. 161/778)İbn Ebî Hâtim, Mukaddimetü'l-Cerh ve't-Ta'dîl
İsnad, müminin silahıdır. Silahı olmayan bir kimse, savaşa nasıl çıkar? Bir hadisi isnadsız nakletmek, dağdan odun toplayıp da içine ne yılan ne akrep karıştığını bilmeden sırtına yüklenen kimseye benzer.
Ali b. el-Medînî (ö. 234/849)el-Hatîb el-Bağdâdî, el-Kifâye fî İlmi'r-Rivâye, s. 255
Bir ravinin rivayeti kabul edilmeden önce şu sorular sorulur: Yaşadığı dönem, rivayet ettiği kişiyle örtüşüyor mu (böylece gerçekten görüşmüş olabilir mi)? Bizzat görüştüğüne dair sahih bir delil var mı? Ezberi ve zaptı (rivayeti doğru koruma kabiliyeti) diğer güvenilir ravilerin naklettikleriyle karşılaştırıldığında tutarlı mı, yoksa onlara aykırı mı (muhâlefet)? Dindarlığı ve doğruluğu insanlar arasında biliniyor mu? Bu dört soruya olumlu cevap alınmadan hiçbir rivayet sahih sayılamaz.
İbnü's-Salâh eş-Şehrezûrî (ö. 643/1245)Mukaddimetü İbni's-Salâh (Ulûmü'l-Hadîs)
Sahih hadis; senedi muttasıl (kesintisiz) olan, adalet ve zabt (dürüstlük ve güçlü hafıza) sahibi ravilerin, yine kendileri gibi adil ve zâbıt ravilerden aktardığı, şâz (tek kalıp meşhur rivayete aykırı düşen) ve muallel (gizli kusuru bulunan) olmayan hadistir. Bu beş şarttan biri eksik olduğunda hadis ya hasen mertebesine iner ya da zayıf sayılır. Cerh ve ta'dîl ilmi, tam olarak bu beş şartın her bir ravide ve her bir tarikte tek tek araştırılmasıdır.
Hâfız ez-Zehebî (ö. 748/1348)Mîzânü'l-İ'tidâl, Mukaddime
Muhaddisler bu ilimde akrabalık, hocalık, mezhep birliği gibi hiçbir kayırmaya yer vermemiştir; nice muhaddis, kendi öz hocasını veya en yakın arkadaşını dahi zaaf tespit ettiğinde zayıftır diye kaydetmekten çekinmemiştir. İşte bu tarafsızlık, cerh ve ta'dîl ilmini insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir rivayet denetleme sistemine dönüştürmüştür; zira övgüde de yerme sanatında de tek ölçü, nakledilen sözün Resûlullah'a doğru bir şekilde ulaşıp ulaşmadığıdır.