Fıkıh

Sütrenin (Namazın Önüne Engel Koymanın) Hükmü ve Nebevî Hikmetleri

Usûl ve ibadetten seçilmiş bir bölüm.

Fıkıh başlıklarına dön

XSütrenin (Namazın Önüne Engel Koymanın) Hükmü ve Nebevî Hikmetleri

Fıkıh ilminde cemaatle veya yalnız başına (münferit) namaz kılarken, kişinin önüne bir engel (sütre) koyması ve önünden geçmek isteyenleri engellemesi, hem namazın huşûsunu koruyan hem de gayet merak edilen mühim nebevi tatbikatlardandır. Namaz kılanın önünden geçmenin vebali ile sütre edinmenin fıkhi hikmetleri sahih nasslarla sabittir.

عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ إِلَى شَيْءٍ يَسْتُرُهُ مِنَ النَّاسِ، فَأَرَادَ أَحَدٌ أَنْ يَجْتَازَ بَيْنَ يَدَيْهِ، فَلْيَدْفَعْهُ، فَإِنْ أَبَى فَلْيُقَاتِلْهُ، فَإِنَّما هُوَ شَيْطَانٌ.

Ebû Said el-Hudrî (r.a) rivayet ediyor: Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Sizden biriniz insanlardan kendisini koruyacak bir şeye (sütire) karşı namaz kıldığında, birisi gelip önünden geçmek isterse onu defetsin (iterek uzaklaştırsın). Eğer direnirse, onunla vuruşsun (engel olsun); çünkü o, (bu davranışıyla) bir şeytandır.

Sahîh-i Buhârî, Kitâbü's-Salât, 509; Sahîh-i Müslim, 259

Âlimlerin Şerh ve Fıkhi Esasları

İmam Ebû Abdullah Ahmed b. Muhammed b. Hanbel (ö. 241/855)İbn Kudâme, el-Muğnî, Kitâbü's-Salât
Namaz kılan kişinin önüne bir sütre (deve semerinin arkalığı kadar bir yükseklik veya mızrak boyu gibi bir nesne) koyması müekked sünnettir. Namaz kılan ile sütresi arasında koyun geçebilecek kadar bir mesafe bırakılması esastır. Selef-i Salihîn, mescitlerde veya açık arazide namaz kılarken sütre edinmeye son derece itina gösterir, kimsenin o hattan geçmesine izin vermezdi.
İmam Muhammed b. İsmâil el-Buhârî (ö. 256/870)Sahîh-i Buhârî, Kitâbü's-Salât, Bâbü Sütreti'l-Musallî
Hz. Peygamber (s.a.v) seferde ve hazerde (yerleşik hayatta) namaz kılarken önüne sütre diker, bazen bineğini, bazen de mızrağını veya devenin semerini kendine engel yapardı. Önünden geçilen kişinin namazındaki huşûnun zedelenmemesi ve şeytanın araya girerek vesvese vermesini engellemek için bu şer'i tedbir konulmuştur.