Fıkıh

Sehiv Secdesinin İncelikleri ve Unutmanın Fıkhi Tedavisi

Usûl ve ibadetten seçilmiş bir bölüm.

Fıkıh başlıklarına dön

VIIISehiv Secdesinin İncelikleri ve Unutmanın Fıkhi Tedavisi

Fıkıh ilminde namazda insan tabiatı gereği yaşanan dalgınlıkların, unutmaların veya yanılgıların namazı batıl etmek bir yana, nasıl kusursuz bir şekilde telafi edileceğini belirten Sehiv Secdesi (yanılma secdesi), sünnetin en hayatî ve merak edilen pratiklerinden biridir. Unutarak yapılan fazlalıklar veya eksiklikler nebevi bir nizamla düzeltilir.

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُحَيْنَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ صَلَّى بِهِمْ الظُّهْرَ، فَقَامَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ الأُولَيْنِ وَلَمْ يَجْلِسْ، فَقَامَ النَّاسُ مَعَهُ، حَتَّى إِذَا قَضَى الصَّلَاةَ وَانْتَظَرْنَا تَسْلِيمَهُ، كَبَّرَ وَهُوَ جَالِسٌ، فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ يُسَلِّمَ، ثُمَّ سَلَّمَ.

Abdullah b. Buhayne (r.a) rivayet ediyor: Peygamber (s.a.v) bize öğle namazını kıldırıyordu. İlk iki rek'atten sonra oturmadan (doğrudan üçüncüye) kalktı. Cemaat de onunla birlikte kalktı. Namazın sonuna gelip selâm vermesini beklediğimizde, oturur vaziyette tekbir getirdi ve selâm vermeden önce iki secde yaptı, ardından selâm verdi.

Sahîh-i Buhârî, Kitâbü's-Salât, 1224

Âlimlerin Şerh ve Fıkıh Esasları

İmam Ebû Abdullah Ahmed b. Muhammed b. Hanbel (ö. 241/855)İbn Kudâme, el-Muğnî, Kitâbü's-Salât
Namazda noksanlık (bir rüknün veya vacibin unutulması) durumunda selâm vermeden önce (kable's-selâm) sehiv secdesi yapılır. Eğer namaza bir fazlalık karışmışsa (örneğin fazladan bir rek'at kılınmışsa) sehiv secdesi selâmdan sonra (ba'de's-selâm) yapılır. Selef imamlarının bu konudaki tatbikatı, Resulullah'ın (s.a.v) hadislerindeki bu ince ayrıma tam olarak dayanmaktadır.
İmam Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî (ö. 204/820)el-Umm, Kitâbü's-Salât
Şeytan, kul namazdayken aklını çelmek ve neyi kaçırdığını unutturmak için vesvese verir. Sehiv secdesi, namazın eksik kalan kısımlarını tamamlayan ve şeytanın burnunu sürtmek (onu hor hakir kılmak) için şeriatın koyduğu meşru bir cezalandırma ve telafi mekanizmasıdır.