Fıkıh

Sahabe Kavli ve İcmâ-i Ehl-i Medine (Selef İmamlarının Usulü)

Usûl ve ibadetten seçilmiş bir bölüm.

Fıkıh başlıklarına dön

IIISahabe Kavli ve İcmâ-i Ehl-i Medine (Selef İmamlarının Usulü)

İslam hukuk metodolojisinde; Kur'an ve Sünnet'ten sonra hakkında nass (açık delil) bulunmayan meselelerde Sahâbe-i Kirâm'ın ittifakı (icmâ) veya sahâbî kavli, Ehl-i Sünnet ve Selef âlimlerince bağlayıcı birer delil olarak kabul edilmiştir. Özellikle Medine ehlinin amelini ve ilk neslin tatbikatını asıl alan Selef imamları, sahabe yolunun sünnetin en doğru tatbik alanı olduğunu vurgulamışlardır.

وَالسَّابِقُونَ الْأَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ وَالْأَنْصَارِ وَالَّذِينَ اتَّبَعُوهُمْ بِإِحْسَانٍ رَضِيَ اللَُّه عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ

Muhacir ve Ensar'dan (İslam'a girmekte) ilk önce gelenler ile onlara güzellikle uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır.

Tevbe Suresi, 100

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: مَنْ كَانَ مِنْكُمْ مُسْتَنًّا فَلْيَسْتَنَّ بِمَنْ قَدْ مَاتَ، فَإِنَّ الْحَيَّ لَا تُؤْمَنُ عَلَيْهِمُ الْفِتْنَةُ، أُولَئِكَ أَصْحَابُ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، كَانُوا أَبَرَّ هَذِهِ الْأُمَّةِ قُلُوبًا...

Abdullah b. Mes'ûd (r.a) şöyle buyurmuştur: Sünnete uymak isteyenler, ölmüş olanlara (sahabelere) uysunlar. Çünkü yaşayanların fitneye düşmeyeceğinden emin olunamaz. Onlar Muhammed'in (s.a.v) ashabıdır; bu ümmetin kalpleri en temiz, ilmi en derin ve tekellüf (zorlama) en az olanlarıdır.

İbn Abdilber, Câmiu Beyâni'l-İlim ve Fadlih

Âlimlerin Şerh ve Fıkıh Esasları (Selef İmamları)

İmam Mâlik b. Enes (ö. 179/795)Resâilü İmam Mâlik ilâ Leys b. Sa'd / el-Müdevvene
Medine ehlinin ameli, katî ve mütevâtir bir sünnettir. Hz. Peygamber'in (s.a.v) defnedildiği, vahiylerin nazil olduğu bu beldenin asırlar boyu devredegelen pratik tatbikatı, ahâd hadislerden dahi daha güçlü bir hüccet temeli oluşturur. Selefin üzerinde ittifak ettiği uygulama, fıkhın en güvenilir dayanağıdır.
İmam Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855)İbn Kayyim, İ'lâmü'l-Muvakkiîn
Usûl-i fıkıhta sahabe kavlinin mertebesi çok yüksektir. Şayet sahabeden birinin bir meselede sözü rivayet edilmiş ve sahabe arasında ona muhalefet eden başka bir görüş (hilâf) bilinmiyorsa, o kavil bizim için bağlayıcı bir hüccettir; onu bırakıp kendi reymizle başka bir hükme gitmeyiz.