IVRivayetin Rey'e Üstünlüğü ve «Sahih Hadis Benim Mezhebimdir» Düsturu
Selef imamlarının tamamı; fıkhi hüküm çıkarırken (istinbat) kendi şahsi görüşlerinin (rey) ve içtihatlarının, Resulullah'tan gelen sahih hadislerin karşısında hiçbir değer taşımadığını kati bir surette ilân etmişlerdir. Onlar, kendilerine tâbi olanlara asla körü körüne taklit yapmayı buyurmamış, aksine her hükmün nasslara tahlil edilmesini vasiyet etmişlerdir.
Nisâ Suresi, 59فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللَّهِ وَالرَّسُولِ إِنْ كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ
Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız- onu Allah'a ve Resul'e götürün.
Âlimlerin Şerh ve Fıkıh Esasları (Selef İmamları)
Sahih bir hadis bulduğunuzda, benim sözümü duvara atın ve o hadisle amel edin. Bizim sözümüz de bir görüştür; bugün kabul ederiz, yarın terk ederiz. Lakin Resulullah'ın (s.a.v) emri başımız gözümüz üstündedir.
Müslümanlar, Hz. Peygamber'den (s.a.v) gelen bir sünnetin sabit olduktan sonra, herhangi bir kimsenin sözü için onu terk etmelerinin helal olmadığı hususunda icma etmişlerdir. Sünnet bana ulaştığı hâlde ona muhalefet edersem, şahit olun ki aklım gitmiştir.