Âlimler

Selef-i Salihîn Hayatları: İmam Tirmizî (ö. 279/892)

Selef-i salihîn hayatlarından bir bölüm.

Âlimler başlıklarına dön

VIISelef-i Salihîn Hayatları: İmam Tirmizî (ö. 279/892)

Hadis ilmini fıkhî tahliller, mezheplerin ihtilafları ve ravilerin dereceleriyle zenginleştiren, «Câmi'» türünün en eşsiz eserlerinden birini ümmete armağan eden büyük hafız Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ b. Sevra et-Tirmizî, Ceyhun nehri kenarındaki Tirmiz şehrinde dünyaya gelmiştir. O, İslam dünyasının doğusundan batısına ilim için seyahat eden, hafızasıyla devrin âlimlerini hayran bırakan bir sünnet muhafızıdır.

I.İlmî Şahsiyeti, Tirmizî Sünen'i ve Hasen Hadis Istılahı

İmam Tirmizî, genç yaşından itibaren Horasan, Irak ve Hicaz bölgelerini gezmiş; dönemin en büyük hadis otoritelerinden ders almıştır. Özellikle İmam Buhârî ile uzun süre beraber olmuş, ondan hadis ve illel (hadislerdeki gizli kusurlar) ilmini tahsil etmiştir. İmam Buhârî'nin vefatından sonra onun ilmini en iyi devam ettiren talebelerinden biri olmuştur.

İmam Tirmizî (ö. 279/892)İmâm ez-Zehebî, Siyeri A'lâmi'n-Nubelâ; İbn Hacer el-Askalânî, Tehzîbü't-Tehzîb

İmam Tirmizî'nin hadis ilmine yaptığı en büyük katkılardan biri, eserinde «Sahih» ve «Zayıf» kavramlarının yanı sıra «Hasen» terimini sistemli bir şekilde kullanmasıdır. Kaleme aldığı el-Câmiu's-Sahîh (Sünenü't-Tirmizî) adlı eserinde, sadece hadisleri rivayet etmekle kalmamış; her hadisin ardından o konuda hangi sahabînin sözü olduğunu, hangi fıkıh mezhebinin (Hanefi, Şafii, Maliki vb.) o hadisle amel ettiğini ve hadisin sıhhat derecesini belirterek adeta bir fıkıh mukayesesi sunmuştur. Eseri hakkında şöyle buyurmuştur: «Bu kitabı telif edip Bağdat'a götürdüğümde âlimlere arz ettim; kim bu kitaba sahip olursa sanki evinde Peygamber (s.a.v) konuşuyor gibi olur.»

II.Akaid Çizgisi ve Selef Metodolojisi

İmam Tirmizî, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat akidesini benimsemiş, selef imamlarının inanç esaslarına sımsıkı sarılmış mutedil ve mutaassıp bir sünnet savunucusudur.

İmam Tirmizî (ö. 279/892)Tirmizî, Sünen, Kitâbü'l-Fiten ve Kitâbü's-Salât

Eserinde yer alan itikadi bablarda; Allah Teâlâ'nın sıfatlarının nasslarda nasıl zikredildiyse o şekilde kabul edilmesi gerektiğini, keyfiyet (nasıl olduğu) sorulmaksızın iman edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Cehmiyye ve Mutezile gibi bid'at fırkalarının sıfatları tahrif eden yaklaşımlarına karşı Selef-i Salihîn'in çizgisini savunmuş, iman esaslarının Kur'an ve Sünnet'in lafızlarıyla korunmasının elzem olduğunu eserlerinde dile getirmiştir.

III.Zühdü, Gözlerini Kaybetmesi ve Vefatı

İmam Tirmizî, ömrünün son dönemlerinde Allah korkusundan ve sürekli ağlamaktan dolayı gözlerini kaybetmiş, uzun yıllar kör olarak yaşamıştır. Buna rağmen ilim neşretmekten ve hadis rivayet etmekten geri durmamıştır.

Hayatının son yıllarını memleketi Tirmiz'e bağlı Buğ köyünde geçirmiştir. 279 hicri yılı Recep ayında (yaklaşık 70 yaşındayken) Buğ köyünde Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Vefatının ardından defnedildiği kabristan, İslam ilim tarihinin en kıymetli hatıralarından biri olarak kalmıştır. Onun telif ettiği eser, asırlar boyunca medreselerde ders kitabı olarak okutulmuş ve ümmetin hidayet rehberlerinden biri olmuştur.