RÜYETULLAH (AHİRETTE ALLAH'IN GÖRÜLMESİ)
Kıyâmet Suresi, 22-23وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌ * إِلَى رَبِّهَا نَاظِرَةٌ
O gün birtakım yüzler taptaze ve parıl parıl parlar; Rablerine bakarlar (O'nu görürler).
Âlimlerin Şerh ve Akide Esasları
Müminlerin cennette Allah Teâlâ'yı vasıtasız, hudutsuz ve cisim olarak kuşatılmaksızın (nasıl olduğunu idrak edemeden) gözleriyle görecekleri haktır. Dünya hayatında ise gözler O'nu idrak edemez, lakin O gözleri idrak eder.
Cennet ehline Allah Teâlâ'nın kendi cemalini göstereceğine, müminlerin O'nu baş gözleriyle göreceğine, Hz. Peygamber'in (s.a.v) rivayet ettiği sahih hadislerin hak olduğuna, bu konuda hiçbir şüpheye düşmeksizin iman ederiz. Mutezile ve Cehmiyye'nin bu konudaki inkarı dalalettir.
Cennet ehlinin Rablerinin cemalini müşahede etmesi (görmesi), cennetin en büyük nimeti ve göz aydınlığıdır. Öyle ki, cennet ehli O'nun cemalini gördüklerinde, cennetteki diğer bütün nimetleri unuturlar. Bu, Allah'ın tevhid ehline en büyük ikramıdır.