Akîde

GÖRÜNMEYENİN SINIRI: CİNLERİN MAHİYETİ, MELEKLERİN YAPISI VE SPEKÜLASYONUN HARAM OLUŞU

İnancın temel taşlarından seçilmiş bir bölüm.

Akîde başlıklarına dön

GÖRÜNMEYENİN SINIRI: CİNLERİN MAHİYETİ, MELEKLERİN YAPISI VE SPEKÜLASYONUN HARAM OLUŞU

عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «خُلِقَتِ الْمَلَائِكَةُ مِنْ نُورٍ، وَخُلِقَ الْجَانُّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍ، وَخُلِقَ آدَمُ مِمَّا وُصِفَ لَكُمْ»

Âişe'den (r.anhâ) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: Melekler nurdan yaratıldı, cin (taifesi) dumansız, saf bir ateş alevinden yaratıldı, Âdem ise size vasfedilenden (yani topraktan) yaratıldı.

Sahîh-i Müslim, Zühd 10 (Hadis no. 2996)

وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي وَمَا أُوتِيتُمْ مِنَ الْعِلْمِ إِلَّا قَلِيلًا

Sana ruh hakkında soruyorlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir (bileceğiniz bir şey değildir) ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir.

İsrâ Suresi, 85

SELEF-İ SALİHİN VE EHL-İ SÜNNET ÂLİMLERİNİN GAYB HUDUTLARI

Hâfız İbn Kesîr (ö. 774/1373)Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm, İsrâ 85 Tefsiri
Yahudiler, Nebi'yi (sallallahu aleyhi ve sellem) imtihan etmek için ruhun hakikatini sordular; çünkü kendi kitaplarında bu sorunun cevabının ya peygamberi susturacağını ya da onun gerçek bir nebi olduğunu ispat edeceğini biliyorlardı. Allah Teâlâ ona, ruhun mahiyetinin insan idrakinin sınırları dışında, sırf Allah'ın emrine ve ilmine has bir mesele olduğunu bildirmesini vahyetti. Bu ayet, âlimlerin dahi bir sınırı olduğunu, ilmin nihai noktasının Allah daha iyi bilir demek olduğunu öğretir. İnsan aklının her gaybı çözebileceğini zannetmek, bizzat bu ayetin reddettiği bir kibirdir.
Şeyhülislam İbn Teymiyye (ö. 728/1328)Mecmûu'l-Fetâvâ, 19/12 (Kitâbü'l-Cin)
Cinlerin varlığı, insanlara vesvese vermesi ve bazı istisnai hallerde tesir edebilmesi Kitap ve Sünnet'le sabit, üzerinde icma edilmiş bir husustur; bunu inkâr etmek sapıklıktır. Fakat cinlerin tam olarak nasıl bir bünyeye (sûrete) sahip olduğu, hangi şekillere büründüğü, gözle nasıl görülebildikleri gibi detaylar, nassın sükût ettiği (açıklamadığı) bir alandır. Kim bu detaylarda nassa dayanmaksızın hüküm verir, hayal gücüyle veya kâhinlerin uydurduğu haberlerle bir sûret tasvir ederse, bilgisizce Allah'ın gaybına dair konuşmuş olur; bu da haramdır. Bizim vazifemiz, sabit olanı tasdik etmek, sabit olmayanda ise susmaktır.
İbn Kayyim el-Cevziyye (ö. 751/1350)İğâsetü'l-Lehfân min Mesâyidi'ş-Şeytân, 2/135
Meleklerin hakikati nurdandır ve onlar günah işlemezler, yeme-içmeye, evlenmeye ihtiyaç duymazlar; bu, nassla sabittir. Fakat Cebrail'in kanadının büyüklüğü ne kadardır, hangi rengi taşır gibi teferruatlarda ancak sahih nassın bildirdiği kadarıyla yetinilir. Cinler ise insanın aksine ateşten yaratılmış, gözle görülmeyen fakat irade ve teklif sahibi bir yaratılıştır; bazıları mümin, bazıları kâfirdir. Onların insanlara zarar verebileceği sabittir, lakin bu, her sıradan olayı cinlere bağlama saplantısına sürüklenmemelidir; nitekim pek çok kişi, kendi gafletinin veya hastalığının sebebini araştırmak yerine hemen cine veya nazara yorarak asıl sebepleri ihmal eder.
İmam Muhammed b. Salih el-Useymîn (ö. 1421/2001)Mecmûu Fetâvâ ve Resâil, 1/172
Gayb ikiye ayrılır: Mutlak gayb, ki bunu Allah'tan başka hiç kimse bilmez; meleklerin, cinlerin ve ruhun hakikati büyük ölçüde bu kısımdandır. Nispi gayb ise bir kısım insanların bilip diğerlerinin bilmediği şeylerdir. Bir müslümana düşen, vahyin haber verdiği kadarıyla iman etmek, haber vermediği kadarında ise Allah ve Resûlü daha iyi bilir deyip durmaktır. Cinlerin şekline, seslerine dair kesin iddialarda bulunan kimse, ya kâhinlerden duyduğu bir yalanı naklediyordur ya da kendi vehmini gayb bilgisi zannediyordur; ikisi de akîde açısından tehlikelidir.
Ebû Muhammed İbn Hazm (ö. 456/1064)el-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehvâ ve'n-Nihal, 5/13
Nassın sükût ettiği yerde konuşan, Allah adına bilmediği bir şeyi söylemiş olur ki bu, Kur'an'da zina ve şirkten sonra en şiddetle yasaklanan fiillerden biridir: De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı... ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır (A'râf, 33). Cinlerin gaybı bildiği iddiası dahi Kur'an'la reddedilmiştir; Süleyman aleyhisselâmın vefatını, ölüm meleği onun asasını yiyen kurtçuğu gösterinceye kadar cinler dahi fark edememişlerdir (Sebe, 14). Öyleyse cinlerden gayb haberi bekleyenler, bizzat Kur'an'ın çürüttüğü bir hurafenin peşindedir.