Ahlak & Fıkıh
Zekâtı daha fakir bir yabancıya mı, yoksa ihtiyaçlı bir akrabaya mı öncelikli vermeli?
36 / 46
muamelat
Peki siz olsanız hangisini seçerdiniz? Zekâtı daha fakir bir yabancıya mı, yoksa ihtiyaçlı bir akrabaya mı öncelikli vermeli?
Zekâtın asıl gayesi en muhtaç olana ulaşmaktır ve bu açıdan bazı düşünceler tarafsız dağıtımı önceler. Ancak hadis açıkça, muhtaç bir akrabaya verilen zekâtın iki kat sevap (hem sadaka hem sıla-i rahim) taşıdığını belirtir; bu, akrabanın ihtiyacı gerçek ve zekât alacak durumda (yani zekât veren kişinin usul-füruu, yani doğrudan bakmakla yükümlü olduğu ana-baba-çocuk dışındaki akrabalar) olması şartıyla geçerlidir. Dolayısıyla ihtiyaç seviyeleri yakın olduğunda akraba tercih edilir; ama yabancının ihtiyacı çok daha ağırsa (açlık, tedavi gibi) o öncelenir.
- Mesele: Zekâtı daha fakir bir yabancıya mı, yoksa ihtiyaçlı bir akrabaya mı öncelikli vermeli?
- Racih görüş: Akrabaya vermek hem sadaka hem sıla-i rahim sevabı kazandırır, öncelik akrabanındır
- Delil: Tirmizî, Zekât 658; Nesâî, Zekât 2582
- «Yoksula verilen sadaka bir sadakadır; akrabaya verilen ise iki sevaptır: sadaka sevabı ve sıla-i rahim sevabı.» (Tirmizî, Zekât 658)
- Seçenek A
- Akrabaya vermek hem sadaka hem sıla-i rahim sevabı kazandırır, öncelik akrabanındır
- Seçenek B
- Zekât en fazla ihtiyacı olana gitmeli, akrabalık ayrımcılığa yol açmamalı
- Delil
- Tirmizî, Zekât 658; Nesâî, Zekât 2582
- Racih Görüş
- Akrabaya vermek hem sadaka hem sıla-i rahim sevabı kazandırır, öncelik akrabanındır